antropoloji.blogspot.com




antropoloji.blogspot.com üniversite ögrencilerince kurulmus, tamamen bilgi paylasımına yönelik ve hiç bir ticari çıkar saglamaya yönelik olmayan bir blogdur

antropoloji.blogspot.com was founded by university students, and for sharing information completely without any commercial interest to provide a platform




Lütfen arkadaş ekleyin.

Antropoloji konusunda kaynak bulmak çok zor olduğu için gerçek anlamda bilimsel bilgi içeren...

Posted by Gür Alp on 1 Haziran 2015 Pazartesi

13 Kasım 2011 Pazar

Türkçedeki yabancı sözcükler





RADYO TELEVİZYON YAYINLARINDA TÜRK DİLİ KULLANIMI
Türkçe Sözcüklerin Yerine Batı Dillerinden Giren Sözcüklerin Kullanılması

Radyo ve televizyon kanallarında; yazılı, sesli ve görüntülü reklamlarda; basında ve günlük yaşamda Türkçe sözcükler yerine Batı dillerinden sözcüklerin yeğlenmesi, son yılların en önemli dil sorunlarındandır. Çoğu sözcüğün yaşayan Türkçede bir karşılığı olduğu ve üretilebileceği halde, özellikle İngilizcesinin kullanılması, Batı tarzı yaşam özentisinin bir uzantısıdır.


Aşağıda günlük yaşantımıza girmiş bazı sözcüklerin Türkçe karşılıkları sıralanmıştır. Daha ayrıntılı bilgi için bkz.
Yabancı Kelimelere Karşılıklar, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1995.
Yabancı Kelimelere Karşılıklar(İkinci Kitap), Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1998.

Örnekler:
absürd = saçma
adisyon = hesap
aircondition = havalandırma aracı
agresif = sinirli
aksiyon = eylem
aktif = etkin
aktivite = etkinlik, faaliyet
ambulans = cankurtaran
anons = duyuru
angaje = dolu
artist = sanatçı
asist = yardım (asist etmek = yardım etmek)
background = alt yapı, arka plan
badygard(bodyguard) = koruma
bestseller = çok satar
bilboard = duyuru tahtası, duyuru panosu
branş = dal, alan
brifing = bilgilendirme (brifing almak = bilgi almak, brifing vermek = bilgi vermek, bilgilendirmek)
catering = ikram
center = merkez
check etmek = denetlemek, yoklamak
contekst = bağlam
corner = köşe
damping = indirim
deadline = süre sonu

deep freez = derin dondurucu
defans = savunma
dejenere = bozulmuş
dejenerasyon = bozulma
deklarasyon = bildiri
departman = bölüm
depresyon = bunalım, çöküntü
detay = ayrıntı
dizayn = tasarım ( dizayn etmek = tasarlamak, düzenlemek)
dizaynır = tasarımcı
doküman = belge
efor = çaba
ekarte etmek = elemek
ekipman = donanım
ekonomik class = hesaplı sınıf
eksper = uzman
ekstre = hesap özeti
e-mail = e-posta(elektronik posta), elmek (elektronik mektup)
empoze etmek = dayatmak
enformasyon = danışma
entegrasyon = uyum
enteresan = ilginç
faks = belgegeçer
faul = yanlış, hata
fastfood = ayaküstü
festival = şenlik
filtre = süzgeç
final = sonuç
finiş = bitiş, varış
first class = birinci sınıf
fitness = sağlıklı yaşam
flaş = çarpıcı
format = biçim
full = dolu, tam

full time = tam zamanlı
global = küresel
hit = gözde
illegal = yasadışı
imaj = görüntü
indeks = dizin
inisiyatif = üstünlük, öncelik
izolasyon = yalıtım
jenerasyon = kuşak, nesil
jogging = koşu
kampus = yerleşke
kaos = karışıklık
karambol = karmaşa
koç (coach) = çalıştırıcı
komünikasyon = iletişim
komisyon = kurul
konfirmasyon = doğrulama
kongre = kurultay
konsantrasyon = yoğunlaşma
konsept = kavram
kontrast = karşıt
kreasyon = yaratım
kreatör = yaratıcı
kriter = ölçüt
lanse etmek = öne sürmek, sunmak
legal = yasal
life style = yaşam biçimi
likit = akışkan, sıvı
literatür = yazın, edebiyat
maç = karşılaşma
makro = geniş
maksimum = en çok
marj = pay
marjinal = sıradışı
mega = büyük, dev, muazzam

metot = yöntem
metropol = anakent
motivasyon = isteklendirme, güdüleme
minimum = en az
natürel = doğal
network = bilişim ağı
no-frost = karlanmaz
nominal = saymaca
non-stop = durmaksızın, duraksız
nostalji = geçmişe özlem
objektif = nesnel
ordövr = ön yemek
over night = gecelik
panorama = görünüm
paradoks = çelişki
parametre = değişken
partner = eş
part time = yarı zamanlı
pasif = edilgen
patent = buluş
periyot = dönem
periyodik = süreli
perspektif = bakış (görüş) açısı
platform = alan
polemik = tartışma
popüler = sevilen, tutulan, beğenilen
pozisyon = durum
pres = baskı (pres yapmak = baskı yapmak, bastırmak)
prezantabl = hoş görünümlü, gösterişli, seçkin
prezantasyon = sunuş
prime time = çok izlenen saatler(televizyon programlarında)
prodüksiyon = yapım
prodüktör = yapımcı
profil = (yan) görünüş
promosyon = tanıtım

prosedür = izlek
proses = süreç
protokol = 1. Tören düzeni 2. Sözleşme
prototip = ilk örnek
provokasyon = kışkırtma
provokatör = kışkırtıcı
prömiyer = ilk gösteri
radikal = kökten
reel = gerçek
realite = gerçeklik
refüj = orta kaldırım
rehabilitasyon = iyileştirme
resepsiyon = kabul töreni
restorasyon = onarım
revizyon = düzeltme, yenilenme
rölanti = yavaşlatma, askıya alma, ağırlaşltıma (rölantiye almak = yavaşlatmak)
sabotaj = baltalama
seksiyon = bölüm
sempatik = canayakın
sezon = mevsim
shop = dükkân
shopping center = alışveriş merkezi
show = gösteri
show room = gösteri yeri, sergi, gösteri merkezi
spiker = sunucu
spesiyal = özel
sponsor = destekçi, destekleyici (sponsorluk yapmak = desteklemek)
spontane = doğaçlama
star = yıldız
subjektif = öznel
teyp = kasetçalar
timing = zamanlama
trend = eğilim
vizyon = 1. Gösterim(vizyona girmek= gösterime girmek, gösterilmek) 2. Geniş(uzak) görüşlülük)


Kaynak: www.dilimiz.gen.tr

Hiç yorum yok: